üzerlikler arasında uyudum yıldızların tarlasında boz yüğrük yılanlarla
onlar ki özgürlüğe libas biçen yalancı bezzazlardı debbağlar çarşısından geçtim zamanın mılç olmuş alanlardan spartaküsün çivilerini topladım başaklar hışırdayan topraklardan ülkeler uzanıyordu arasat meydanlarında hesaplar kitaplar tasarlanmış hayatlar önceden belirlenmiş rüyalar adaletsiz dağıtılmış hülyalar…
tunç ustaları iyi bilir hikayemi dünyanın tüm dağlarında şaki benim kör dostluklarda biledim hançerimi kılıncım hınçla kılağılandı sağır duyarlıklar şehirlerinden geçtim geçen sular kirlenirdi ben onların paralarını pullarını saltanatlarını koltuklarını özgürlüklerini devirdim bir tekmede varıp sorun tüm resmi tarihlere aynıyla vaki
ne soytarılar geçti siyaset meydanından afaki yal başında hırlaşan itlere tanık dünya irinli demeçler satılmış gazeteler şairler ki bu soytarı sultasında bu talan sofrasında saki
kişiliği iğdiş olmuş insanlık dinozor bir karanlık uluyor ortalıkta kitleler boğaz boğaza ben ki bütün zamanlarda bütün dağlarda şaki…
“görüp ahkam-ı asrı münharif sıdk u selametten” çalı diplerinde yattım ve zındanlar yazıldı alnıma en eski kaçkınıyım tarihin deli deryalara düştüm beri benzer sevdaları seçmedim namertler köprüsünden geçmedim bütün çağlarda bütün sularda firarilik kaldı payıma
çobanıyım dalgaların zırhlar ördüm kalbimdeki adaya sirenlerin sesinden gönüllü inen korsanım mor sulara odisseie nin gemisinden binyılların duldasında doğup ölen köleler vıcık vıcık kişilikler üç kuruşa satılan onur nasıl çıkar insanlıktan bir sineğe bir fareye nasıl dönüşür insan kaç leyla vü mecnun kaç ferhad ve şirin yüzlerinde kav değiştiren bir yılan
kahrolmuş çocukluklardan yaşanmamış gençliklerden geçip gelen düşleri işgal altında kitleler ruhları hastalıklı büyüyen kitleler ki bu zulüm tezgahında böcek sürüsüne dönüştürüldüler
oysa tarih içlerinden spartaküsler çıkan köleler gördü binyıllara onurun destanını yazarak derisini yüzdükçe cellat çılgın gülüşleri sonsuza akan mansur’un gözleriyle bakan akılalmaz inatlar geçti ve ferhad’a dağ deldiren aşklar tanıdı zaman
oysa şimdi iğdiş bir insanlık çekirgeler gibi birbirine saldırıyor aç gözlü iştihayla
bundandır korsanım bu bataklıkta
şarkımın hançeri kırılsın zokalanmış yüreğime and olsun yedi deryalar geçsen bin gemi batırsan haksızlığa başkaldıran bir bayrak değilse kalbin bin ömür de yaşasan arasan arasan arasan sevdanın adasına uğramaz kalbinin kalyonu